Bu Blogda Ara

4 Şubat 2023 Cumartesi

YAPTIRDIĞI PİRAMİTLERE GÖMÜLMEYİ REDDEDEN MISIR FİRAVUNU SNEFRU


Ahiret İnancı

Bilinen tarihten bugüne en çok merak edilen veya üzerinde spekülasyon dahil tartışmalar yaratan olgu ahiret inancıdır. Neredeyse tüm toplumlarda ahiret inancıyla ilgili bulgulara rastlanılır. Biyolojik bir varlık olarak insan, doğar, büyür ve ölür. Bu temel döngü tüm medeniyetlerin insan ömrünün bu kadarla sınırlı olmayacağı inancını doğurmuştur. Eski çağlarda insan ömrünün çok kısa olduğunu biliyoruz. Bu kısa ömür bir insan için yeterli bir zaman mıdır? Algısı hep tartışılmış ve neticede ahiret inancına dayanak oluşturmuştur.

Medeniyetleri incelerken, onların ahiret inancına sahip olup olmadıklarına kanıt oluşturacak temel detaylar vardır. Mezar, ölü gömme törenleri, ölünün eşyalarıyla birlikte gömülmesi vb. Mezarlar uygarlıkların inançlarına göre farklılıklar gösterirdi. Hint medeniyetinde ölüler gömülmez, cesedi yakılarak külleri bir kavanoza hapsedilir ve İndus veya Ganj nehirlerine bırakılırdı. Yine bazı medeniyetlerde küller nehirlere dökülmez evde muhafaza edilirdi.


Antik Mısır’da Ahiret İnancı

Antik Mısır medeniyetinde ahiret inancı ise tüm medeniyetlerden daha farklıdır. Antik Mısır’da ölüler mumyalanır ve ahirete öyle gönderilirdi. Ancak Antik Mısır’da firavunlar, sade mezarlara değil devasa piramitlere veya mezar odalarına gömülürlerdi. Bu anlayış zamanla mimarinin de gelişmesine ve günümüze kadar ulaşacak olan devasa piramitlere olanak sağlayacaktı.


Antik Mısır’da firavunlar ilk defa firavun Djoser döneminde piramitlere gömülmeye başlanmıştır. Antik Mısır’da yapılan ilk büyük piramit olarak kabul edilen Basamaklı Piramit, firavun Djoser tarafından yaptırılmıştır. Basamaklı Piramitten sonra yapılan tüm piramitler örnek alınmış ve firavunlar arasında daha iyisini yapma yarışı başlatmıştır.

Djoser ile başlayan piramit mezar geleneği, 4. Hanedanın en önemli firavunlarından biri olan Snefru tarafından da devam ettirilmiştir. Snefru’nun en büyük amacı gerçek bir piramit şekli olan mezar inşa etmektir.


Firavun Snefru (MÖ 2613-2589)

Firavun Snefru ile ilgili olarak elimizde çok fazla bilgi yoktur. Ancak, 24 yıllık bir hükümdarlık dönemi vardır. Bu dönemle ilgili elimizdeki en somut veriler yaptırmış olduğu piramitlerdir. Snefru, Keops'un babası ve saltanatı Giza'daki büyük piramitlerin inşasından kısa bir süre öncesine denk gelen dördüncü hanedanın başıydı.

Snefru'nun hükümdarlığı sivil huzursuzluğun azalmasına ve en iyi bilindiği kraliyet gücünün artmasına tanık olmuştur. Yaşamı boyunca üç büyük piramit inşa etmiştir: İlk ikisi Djoser döneminde Imhotep'in modelinden sonra inşa edilen basamak piramitleriyken, üçüncü piramit Mısır ve Sudan'daki diğer piramitlerden farklı bir açıya sahip olduğu için Eğik ve Kızıl Piramit olarak bilinir.


Meydum Piramidi

Snefru’nun en büyük amacı öldükten sonra gömülebileceği bir piramit yapmaktı. Meydum piramidi ile başlayan bu süreç Kızıl piramidin yapılmasıyla son bulmuştur. Snefru ilk olarak Meydum piramidini yaptırmaya karar verir. Ancak Meydum piramidi sanıldığının aksine düz bir piramit şeklini almaz. Djoser piramidi gibi piramit günümüze basamaklı bir şekilde ulaşmıştır. Meydum piramidinde başarısı olan Snefru, yeni bir piramit yapmaya karar verir. Ancak kullandıkları taşların zemine daha uygun oturması için bazı çalışmaların yapılmasını emreder.


Eğik Piramit

Snefru’nun emriyle yapımına başlanan ikinci piramit “eğik piramittir.” Bu piramidin inşasına başlanırken amaç tam piramit şeklini yakalamaktır. Bu doğrultuda çok fazla işçi ve malzeme getirilir. Dönemin en büyük mimarlarından biri olan ve aynı zamanda vezir olan Kanofer bu işin başına getirilir. Eğik piramidin yapımı başlamadan önce zemin kontrolü yapılmadığı için piramit inşaatının ortalarına gelindiğinde zemin kaymaya başlar ve piramidin bu açıyla daha fazla dik yapılamayacağı ve tamamlanamayacağı anlaşılır. Daha sonra mimar Kanofer piramidin eğik bir şekilde tamamlanması emrini verir. Piramit nihayet eğik de olsa tamamlanır. Ve günümüze eğik piramit olarak ulaşır.


Kızıl Piramit

Yapılan iki piramide rağmen Firavun Snefru, gerçek bir piramit yapmakta kararlıdır. Bunun için üçüncü bir piramit için yeniden emir verir. Bu defa zemini test edilen ve piramit yapımı için uygun olan Daşhur bölgesi seçilir. Bu piramit “Kızıl Piramittir.” Kireçtaşından yapılan ve çekirdeği olmadan inşa edilen ilk piramitti. Tabanı Asvan'dan getirilen taş bloklardan inşa edilmiş, ancak duvarlar taş yerine kumdan bir çekirdeğe sabitlenmiş kerpiç tuğlalardan yapılmıştır. Bu yöntem, tepede tamir edilmesi gereken bir şey olduğunda yeni bloklar çıkarmak zorunda kalmak yerine, gelecekteki onarımlar ve tadilatlar için daha kolay erişilebilir malzemelerle sonuçlanmasını sağlamaktır. Boyutları Giza'daki Büyük Piramit'in neredeyse tam yarısı kadardır, bu da yaklaşık yarısı kadar (dört) mezar odası barındırdığı anlamına gelir.


Snefru ve Mezarı

Kızıl piramit nihayet Firavun Snefru’nun hayal ettiği gerçek piramit şeklinde yapılabilmiştir. Mısır tarihinde kendisi için üç piramit inşa eden başka bir firavun daha yoktur. Snefru bu mizacıyla tarihe önemli bir firavun olarak geçmiştir. Ancak üç tane piramit yaptırmasına rağmen Firavun Snefru’nun mezarı halen daha bulunamamıştır. Snefru, yaptığı piramitleri beğenmediği ve bu yüzden oraya gömülmeyi reddettiği sanılmaktadır.


Senefru’nun piramitlere gömülmeyi neden reddettiği halen daha tartışılan bir konudur. Bazı Mısır bilimcilere göre ise mezarı yağmalanmış veya mezar hırsızları tarafından çalınmış olabilir. Ancak son dönemlerde yapılan arkeolojik çalışmalar mezar odasının içinde bir ceset olmadığı ve Snefru’nun piramitlerin dışında bir nekropole gömülmüş olabileceğine işaret ediyor.


Sonuç

Her şeye rağmen firavun Snefru, alçak gönüllüğü ve yardımsever kişiliği ile 4. Hanedan devrinin en büyük firavunlarından biridir. Snefru’nun oğlu olan Kufu veya bilinen adıyla Keops, babasının aksine sert karakterli ve despottur. Ancak Keops, babasının ulaşmak istediği piramit mimarisine kızıl piramidin iki katı büyüklüğünde bir piramit yaparak ulaşmıştır.

Ahiret inancı insanları belli uğraşlara ve bu uğraşların dayattığı temel görevlere doğru yönlendirmiş ve yönlendirmeye de devam edecektir. Günümüzde her ne kadar ahirette huzur bulmak için devasa piramitler yapılmasa da insanlar iyi bir yaşam sürmek için başkalarının temel haklarına saygısızlık yapmakta, onları tanımamakta ve çiğnemektedir. Ahiret, dünyadan geçer.